Eğitim Hakkı ve Ulaşım İndirimleri: İstanbul’daki Durum
Eğitim hakkı, yaşa bağlı olmaksızın her bireyin sahip olması gereken temel ve evrensel bir haktır. Modern sosyal devlet anlayışı, bireylerin yaşam boyu öğrenme süreçlerine katılımını desteklemektedir. Bu destek yalnızca pedagojik bir tercih değil, aynı zamanda anayasal ve insan hakları açısından bir zorunluluktur.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Yönetmelik Değişikliği
2020 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan bir karar, eğitim hakkına dair temel prensiplerle çelişmektedir. 13 Eylül 2020 tarihli ve 901 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Kararı ile yapılan değişiklikle, 30 yaşından gün almış öğrencilerin ulaşımda indirimli tarifeden yararlanma hakkı ciddi şekilde sınırlandırılmıştır. Bu durumda, bu öğrencilere yalnızca yüzde 10 oranında bir indirim sunulmaktadır.
Bu düzenlemenin gerekçesi, belirli bir yaş grubundaki bireylerin yalnızca indirim almak amacıyla üniversiteye kaydolduğu iddiasıdır. Bunun ciddi bir haksızlık olduğu aşikardır. Kamu yararını gözeten bir belediyecilik anlayışında, her bireyin eşit şekilde eğitim hizmetlerinden yararlanması sağlanmalıdır.
Sistem Denetimi ve Öğrenci Belgeleri
Bugünün dünyasında, bireylerin niyetleri yerine sistemin denetim kapasitesinin artırılması gerekmektedir. Herhangi bir suistimal riski, bireylerin kişisel niyetlerinden ziyade sistemin zayıf yönlerinden kaynaklanmaktadır. Bu tür durumlarda, öğrenci belgelerinin doğruluğunu kontrol etmek için transkript, devam durumu, program düzeyi gibi objektif kriterler kullanılabilir. Ancak bu tür önlemler yerine, yaşa dayalı kısıtlamalar getirilerek binlerce öğrenci kolektif bir şekilde cezalandırılmıştır.
Yeni Bir Kavram: Öğrencilikte Yaşa Takılanlar (ÖYT)
Türkyılmaz, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) kavramının ardından, öğrencilikte yaşa takılanlar (ÖYT) adında yeni bir kavramın literatüre girdiğini açıklamıştır. Kamu hizmetlerinin finansmanı, sosyal adaletin temellerindendir. Dezavantajlı grupların kamu hizmetlerine erişimi, yerel yönetimlerin anayasal yükümlülüğü olmalıdır.
Eğitim gören bireylerin ulaşım giderleri gibi zorunlu harcamaların desteklenmesi, sosyal devlet anlayışıyla çelişmeyip aksine bu anlayışı pekiştiren bir durumdur. Ne yazık ki, bu düzenleme sonucunda bir öğrencinin cebinden her ay ortalama 1500 lira fazladan harcama çıkması kaçınılmaz olmuştur.
Ulaşımda Yeni Düzenlemeler ve Mahkeme Kararları
İBB Başkanı’nın seçim döneminde sıkça dile getirdiği “Ulaşımı ucuzlatacağız” vaadiyle çelişen bu uygulamalar, ulaşım alanında mevcut indirimlerin daraltıldığını açıkça göstermektedir. AK Parti grubu tarafından açılan iptal davası sonucunda, İBB’nin bu düzenlemesinin hukuka aykırı olduğu mahkeme tarafından tescillenmiştir. Mahkeme kararıyla, artık yaş sınırı olmaksızın öğrenci statüsündeki bireylerin ulaşımda indirimli tarifeden yararlanabilecekleri belirtilmiştir.
İBB Meclisi’nde Yeniden Alınan Kararlar
İBB Meclisi’nde 11 Temmuz 2024’te alınan karar, 30 yaşından gün almış öğrencilerin İstanbulkart indirim oranlarının %10’a düşürülmesini içermektedir. Bu uygulama, İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Eylül ayında yapılan toplantıda ise, İBB Meclisi yeniden benzer bir uygulamayı kabul etmiştir. Ancak yapılan tek değişiklik, yalnızca yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yönelik bir düzenlemedir.
Bu düzenlemeyle yüksek lisans ve doktora öğrencileri, çalışmadıklarını kanıtlamaları halinde indirimden yararlanabileceklerdir. Ancak bu değişiklik, mahkeme kararındaki hiçbir hususu karşılamamaktadır ve İBB yönetiminin hukuku yok saydığını göstermektedir.
Toplumsal Kalkınma ve Eğitim Hakkı
İstanbul gibi büyük bir metropolde, öğrencilerin yaşı değil, ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Toplumsal kalkınmanın sağlanması, yalnızca genç nüfusa yapılan yatırımlarla değil, her yaştan bireyin öğrenme süreçlerine erişimini kolaylaştırarak mümkün olacaktır. Bu nedenle, eğitimde yaş sınırlaması gibi kısıtlamaların kaldırılması büyük bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
